SIKINTI


Gökyüzü bakır renkli
Çarşılara döndüğünde
Büyür yatakların altındaki
Zamanın külü boşluk.

Çok geçmeden yaşlı Anka
Görünür karşı tepelerde.
Sonra demir asa, demir çarık
Kara düşün komşu ülkesi.
Yüreğimin uykuyu çağıran
İğde yapraklı sesi.

Konuğumdur Kafdağı’ndan gelen
İzleri selvi dalıyla silinen yazgı.
Ruhu aynı, yüzü hep değişen
O ve ben, gecenin ikiz çocukları.