Arka Kapak Yazısı


 

1980’lerden bu yana birçok romancı adını duyurdu ama  “genç romancı” denir denmez Orhan Pamuk geliyor akla. Son yıllarda kendilerinden söz ettiren genç hikâyecilerin sayısı az değil ama “genç hikâyeci” denince hemen akla gelen bir ad yok. Daha doğrusu yoktu. Mehmet Saçlıoğlu’nun 1993 yılı “Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Ödülü”nü  Vüs’at O Bener’le paylaşan kitabını, Yaz Evi’ni okuduktan sonra benim için artık öyle bir ad var: “Genç hikâyeci” denince “Mehmet Saçlıoğlu” gelecek aklıma.

Çala kalem yazanların çoğunlukta olduğu ülkemizde dilin önemini bilen, yazdığı her cümle üzerinde titizlikle çalıştığı belli olan bir hikâyeci var karşımızda. Saçlıoğlu, bir kültür birikiminden güç aldığı belli olan hikayelerinde, alışılmış hikâye’nin sınırlarını zorluyor; zaman zaman gizemli, zaman zaman “humour”a dayanan hikâyelerinde hep yeninin ardında: yeni benzetmeler buluyor, yeni ruhsal durumlar yaratıyor; sıra dışı olayları, durumları seviyor, bunları sıra dışı bir anlatımla dile getiriyor. Amacı belli: Aleladeliğe düşmemek, dile dört elle sarılmak- hep edebiyat hazzı vererek…

“Bir Yaz Evi”, “Pencere Önümün Yolcusu”, “Kızım” gibi hikâyelerini okuduktan sonra (Ataç gibi söyleyeyim) zarımı Saçlıoğlu için atıyorum.

Fethi Naci   Ekim 1994